**1. Kademe: Vucûh ve Nezâir Ayetlerinin Tam Metinleri ve Konumları** **1. İtaat (الطَّاعَةُ)** ** -----   2 - Bakara Suresi - Ayet** **~~2.152~ فَاذْكُرُونٖى اَذْكُرْكُمْ وَاشْكُرُوا لٖى وَلَا تَكْفُرُونِ ~ ~ ~ Diyanet Meali: 2.152 - Öyleyse yalnız ~~beni anın ki~~ ben de sizi anayım. Bana şükredin, sakın nankörlük etmeyin.** **Ali Fikri Yavuz Meali**** O halde siz, bana itaat ve ibadet ederek beni anın ki, ben de sizi mağfiretimle anayım. Nimetlerime şükredin de nankörlük yaparak küfre varmayın. (Beni ve nimetlerimi inkâr etmeyin.)** **2. Dille Zikir (الذِّكْرُ بِاللِّسَانِ)** - **-----   4 - Nisa Suresi - Ayet 103 ~~4.103~ ** **فَاِذَا قَضَيْتُمُ الصَّلٰوةَ فَاذْكُرُوا اللّٰهَ قِيَامًا وَقُعُودًا وَعَلٰى جُنُوبِكُمْ فَاِذَا اطْمَاْنَنْتُمْ فَاَقٖيمُوا الصَّلٰوةَ اِنَّ الصَّلٰوةَ كَانَتْ عَلَى الْمُؤْمِنٖينَ كِتَابًا مَوْقُوتًا** **~ ~ ~ **** Diyanet Meali: 4.103 - Namazı kıldınız mı, gerek ayakta, gerek otururken ve gerek yan yatarak hep Allahʼı anın. Güvene kavuştunuz mu namazı tam olarak kılın. Cünkü namaz, müʼminlere belirli vakitlere bağlı olarak farz kılınmıştır. ** **3. Kalple Zikir (الذِّكْرُ فِي الْقَلْبِ)** ----- 3 - Âl-i İmrân Suresi - Ayet 135 وَالَّذِينَ إِذَا فَعَلُوا فَاحِشَةً أَوْ ظَلَمُوا أَنْفُسَهُمْ ذَكَرُوا اللّٰهَ فَاسْتَغْفَرُوا لِذُنُوبِهِمْ وَمَنْ يَغْفِرُ الذُّنُوبَ اِلَّا اللّٰهُ وَلَمْ يُصِرُّوا عَلٰى مَا فَعَلُوا وَهُمْ يَعْلَمُونَ **Diyanet Meali:** 3.135 - Onlar fena bir şey yaptıkları veya kendilerine zulmettikleri zaman ~~Allah’ı anarlar~~ _(kalplerinde Allah’ın azamet ve cezasını hatırlarlar)_ ve günahlarından dolayı hemen bağışlanma dilerler. Günahları Allah’tan başka kim bağışlayabilir? Onlar yaptıklarında bile bile ısrar etmezler. **Vucûh Bağlamlı Meal / Açıklama:** Yine onlar, çirkin bir iş yaptıkları yahut nefislerine zulmettiklerinde _(kalpleriyle)_ Allah'ı ve O'nun azabını hatırlayıp derhal günahlarına istiğfar ederler... **4. Durum / Kıssa / Anma (ذِكْرُ الصِّفَةِ وَالْأَمْرِ)** ----- 12 - Yûsuf Suresi - Ayet 42 وَقَالَ لِلَّذٖي ظَنَّ اَنَّهُ نَاجٍ مِنْهُمَا اذْكُرْنٖي عِنْدَ رَبِّكَ فَاَنْسٰيهُ الشَّيْطَانُ ذِكْرَ رَبِّهِ فَلَبِثَ فِي السِّجْنِ بِضْعَ سِنٖينَ **Diyanet Meali:** 12.42 - Onlardan kurtulacağını düşündüğü kimseye: "Efendinin yanında ~~beni an~~ _(durumumu, hâlimi anlat)_" dedi. Fakat şeytan ona, efendisine ~~anlatmayı~~ unutturdu da bu yüzden (Yûsuf) birkaç yıl daha zindanda kaldı. ----- 19 - Meryem Suresi - Ayet 16 وَاذْكُرْ فِي الْكِتَابِ مَرْيَمَ اِذِ انْتَبَذَتْ مِنْ اَهْلِهَا مَكَانًا شَرْقِيًّا **Diyanet Meali:** 19.16 - Kitap’ta Meryem’i de ~~an~~ _(onun kıssasını/hâlini anlat)_. Hani o, ailesinden ayrılarak doğu tarafında bir yere çekilmişti. ----- 19 - Meryem Suresi - Ayet 41 وَاذْكُرْ فِي الْكِتَابِ اِبْرٰهٖيمَ اِنَّهُ كَانَ صِدّٖيقًا نَبِيًّا **Diyanet Meali:** 19.41 - Kitap’ta İbrahim’i de ~~an~~ _(onun haberini/kıssasını naklet)_. Şüphesiz o, özü sözü doğru bir peygamberdi. **5. Muhafaza Etmek / Ezberlemek (الْحِفْظُ)** ----- 2 - Bakara Suresi - Ayet 63 (Ayrıca 7 - A'râf 171) وَاِذْ اَخَذْنَا مٖيثَاقَكُمْ وَرَفَعْنَا فَوْقَكُمُ الطُّورَ خُذُوا مَا اٰتَيْنَاكُمْ بِقُوَّةٍ وَاذْكُرُوا مَا فٖيهِ لَعَلَّكُمْ تَتَّقُونَ **Diyanet Meali:** 2.63 - Hani sizden kesin söz almış, Tûr Dağı’nı üzerinize kaldırmıştık: "Size verdiğimizi kuvvetle tutun, onun içindekileri ~~hatırlayın~~ _(ezberleyin, muhafaza edip amel edin)_ ki sakınasınız" (demiştik). **6. Öğüt / Nasihat (الْوَعْظُ)** ----- 6 - En'âm Suresi - Ayet 44 (Ayrıca 7 - A'râf 165) فَلَمَّا نَسُوا مَا ذُكِّرُوا بِهٖ فَتَحْنَا عَلَيْهِمْ اَبْوَابَ كُلِّ شَيْءٍ حَتّٰى اِذَا فَرِحُوا بِمَا اُو۫تُوا اَخَذْنَاهُمْ بَغْتَةً فَاِذَا هُمْ مُبْلِسُونَ **Diyanet Meali:** 6.44 - Kendilerine yapılan ~~uyarıları~~ _(öğütleri/nasihatleri)_ unuttuklarında, üzerlerine her şeyin kapılarını açtık. Nihayet kendilerine verilenle şımarınca onları ansızın yakaladık, birdenbire bütün umutlarını yitirdiler. ----- 36 - Yâsîn Suresi - Ayet 19 قَالُوا طَائِرُكُمْ مَعَكُمْ اَئِنْ ذُكِّرْتُمْ بَلْ اَنْتُمْ قَوْمٌ مُسْرِفُونَ **Diyanet Meali:** 36.19 - Elçiler dediler ki: "Uğursuzluğunuz sizinle beraberdir. Size ~~öğüt verildi~~ _(nasihat edildi)_ diye mi (uğursuzluğa uğradınız)? Hayır, siz haddi aşan bir kavimsiniz." ----- 50 - Kâf Suresi - Ayet 45 نَحْنُ اَعْلَمُ بِمَا يَقُولُونَ وَمَا اَنْتَ عَلَيْهِمْ بِجَبَّارٍ فَاذَكِّرْ بِالْقُرْاٰنِ مَنْ يَخَافُ وَعٖيدِ **Diyanet Meali:** 50.45 - Biz onların ne dediklerini çok iyi biliyoruz. Sen onların üzerinde bir zorba değilsin. O halde tehdidimden korkanlara Kur'an ile ~~öğüt ver~~ _(nasihat et)_. ----- 88 - Gâşiye Suresi - Ayet 21 فَذَكِّرْ اِنَّمَا اَنْتَ مُذَكِّرٌ **Diyanet Meali:** 88.21 - Sen yine de ~~öğüt ver~~ _(nasihat et)_; çünkü sen ancak bir ~~öğüt vericisin~~ _(nasihatçisin)_. **7. Şeref / Şan / Yücelik (الشَّرَفُ وَالنَّبَاهَةُ)** ----- 43 - Zuhruf Suresi - Ayet 44 وَاِنَّهُ لَذِكْرٌ **لَكَ وَلِقَوْمِكَ** وَسَوْفَ تُسْاَلُونَ **Diyanet Meali:** 43.44 - Doğrusu bu Kur'an, senin için de kavmin için de büyük bir ~~öğüttür~~ _(şeref ve şandır)_. İleride bundan sorgulanacaksınız. ----- 23 - Mü'minûn Suresi - Ayet 71 وَلَوِ اتَّبَعَ الْحَقُّ اَهْوَاءَهُمْ لَفَسَدَتِ السَّمٰوَاتُ وَالْاَرْضُ وَمَنْ فٖيهِنَّ بَلْ اَتَيْنَاهُمْ بِذِكْرِهِمْ فَهُمْ عَنْ ذِكْرِهِمْ مُعْرِضُونَ **Diyanet Meali:** 23.71 - Eğer hak onların arzularına uysaydı, gökler, yer ve bunlarda bulunanlar bozulup giderdi. Hayır, biz onlara ~~şan ve şereflerini~~ _(izzet ve yücelik getiren Kur’an’ı)_ getirdik; fakat onlar kendi ~~şereflerinden~~ yüz çevirmektedirler. **8. Haber / Anlatı (الْخَبَرُ)** ----- 37 - Sâffât Suresi - Ayet 168 لَوْ اَنَّ عِنْدَنَا ذِكْرًا مِنَ الْاَوَّلٖينَ **Diyanet Meali:** 37.168 - "Eğer yanımızda öncekilerden bir ~~uyarı/kitap~~ _(haber/bilgi)_ olsaydı..." ----- 18 - Kehf Suresi - Ayet 83 وَيَسْأَلُونَكَ عَنْ ذِي الْقَرْنَيْنِ قُلْ سَأَتْلُو عَلَيْكُمْ مِنْهُ ذِكْرًا **Diyanet Meali:** 18.83 - Sana Zülkarneyn hakkında soruyorlar. De ki: "Size onunla ilgili bir ~~anlatı~~ _(haber ve bilgi)_ okuyacağım." ----- 21 - Enbiyâ Suresi - Ayet 24 اَمِ اتَّخَذُوا مِنْ دُونِهٖ اٰلِهَةً قُلْ هَاتُوا بُرْهَانَكُمْ هٰذَا ذِكْرُ مَنْ مَعِيَ وَذِكْرُ مَنْ قَبْلٖي بَلْ اَكْثَرُهُمْ لَا يَعْلَمُونَ الْحَقَّ فَهُمْ مُعْرِضُونَ **Diyanet Meali:** 21.24 - Yoksa O’ndan başka ilahlar mı edindiler? De ki: "Kesin delilinizi getirin! İşte benimle beraber olanların ~~kitabı~~ _(haberi)_ ve benden öncekilerin ~~kitabı~~ _(haberi/anlatısı)_." Fakat onların çoğu hakkı bilmezler, bu yüzden yüz çevirirler. **9. Vahiy (الْوَحْيُ)** ----- 38 - Sâd Suresi - Ayet 8 اَاُنْزِلَ عَلَيْهِ الذِّكْرُ مِنْ بَيْنِنَا بَلْ هُمْ فٖي شَكٍّ مِنْ ذِكْرٖي بَلْ لَمَّا يَذُوقُوا عَذَابِ **Diyanet Meali:** 38.8 - "Aramızdan ~~Kur'an~~ _(vahiy)_ ona mı indirildi?" Doğrusu onlar benim ~~Zikrimden~~ _(vahyimden)_ şüphe içindedirler. Hayır, onlar azabımı henüz tatmadılar. ----- 37 - Sâffât Suresi - Ayet 3 فَالتَّالِيَاتِ ذِكْرًا **Diyanet Meali:** 37.3 - ~~Zikir~~ _(Vahiy)_ okuyanlara andolsun ki... ----- 77 - Mürselât Suresi - Ayet 5 فَالْمُلْقِيَاتِ ذِكْرًا **Diyanet Meali:** 77.5 - Kalplere ~~öğüt~~ _(vahiy)_ bırakanlara andolsun. **10. Kur'an-ı Kerim (الْقُرْآنُ)** ----- 21 - Enbiyâ Suresi - Ayet 50 وَهٰذَا ذِكْرٌ مُبَارَكٌ اَنْزَلْنَاهُ اَفَاَنْتُمْ لَهُ مُنْكِرُونَ **Diyanet Meali:** 21.50 - İşte bu (Kur'an) da indirdiğimiz mübarek bir ~~zikirdir~~ _(Kur'an'dır)_. Şimdi siz onu inkâr mı ediyorsunuz? ----- 21 - Enbiyâ Suresi - Ayet 2 مَا يَأْتٖيهِمْ مِنْ ذِكْرٍ مِنْ رَبِّهِمْ مُحْدَثٍ اِلَّا اسْتَمَعُوهُ وَهُمْ يَلْعَبُونَ **Diyanet Meali:** 21.2 - Rablerinden kendilerine gelen her yeni ~~uyarıyı~~ _(Kur'an ayetini)_ mutlaka eğlenerek dinlerler. ----- 43 - Zuhruf Suresi - Ayet 5 اَفَنَضْرِبُ عَنْكُمُ الذِّكْرَ صَفْحًا اَنْ كُنْتُمْ قَوْمًا مُسْرِفِينَ **Diyanet Meali:** 43.5 - Siz haddi aşan bir kavimsiniz diye ~~bu öğüdü~~ _(Kur'an'ı)_ sizden uzaklaştırıp bir tarafa mı atalım? **11. Tevrat (التَّوْرَاةُ)** ----- 16 - Nahl Suresi - Ayet 43 (Ayrıca 21 - Enbiyâ 7) وَمَا اَرْسَلْنَا مِنْ قَبْلِكَ اِلَّا رِجَالًا نُوحٖي اِلَيْهِمْ فَاسْاَلُوا اَهْلَ الذِّكْرِ اِنْ كُنْتُمْ لَا تَعْلَمُونَ **Diyanet Meali:** 16.43 - Senden önce de ancak kendilerine vahyettiğimiz erkekleri peygamber olarak gönderdik. Eğer bilmiyorsanız ~~Zikir ehline~~ _(Tevrat'ı/önceki kitapları bilen alimlere)_ sorun. **12. Levh-i Mahfûz (اللَّوْحُ الْمَحْفُوظُ)** ----- 21 - Enbiyâ Suresi - Ayet 105 وَلَقَدْ كَتَبْنَا فِي الزَّبُورِ مِنْ بَعْدِ الذِّكْرِ اَنَّ الْاَرْضَ يَرِثُهَا عِبَادِيَ الصَّالِحُونَ **Diyanet Meali:** 21.105 - Andolsun Zebur’da da, ~~Zikir'den~~ _(Levh-i Mahfûz'dan)_ sonra şöyle yazmışızdır: "Yeryüzüne mutlaka benim salih kullarım varis olacaktır." **13. Açıklama / Beyan (الْبَيَانُ)** ----- 7 - A'râf Suresi - Ayet 69 (Ayrıca 7 - A'râf 63) اَوَعَجِبْتُمْ اَنْ جَاءَكُمْ ذِكْرٌ مِنْ رَبِّكُمْ عَلٰى رَجُلٍ مِنْكُمْ لِيُنْذِرَكُمْ وَاذْكُرُوا اِذْ جَعَلَكُمْ خُلَفَاءَ مِنْ بَعْدِ قَوْمِ نُوحٍ وَزَادَكُمْ فِي الْخَلْقِ بَسْطَةً فَاذْكُرُوا اٰلَاءَ اللّٰهِ لَعَلَّكُمْ تُفْلِحُونَ **Diyanet Meali:** 7.69 - Sizi uyarmak için Rabbinizden bir adam vasıtasıyla size bir ~~uyarı/öğüt~~ _(açıklama/beyan)_ gelmesine mi şaştınız? ----- 38 - Sâd Suresi - Ayet 1 ص وَالْقُرْاٰنِ ذِي الذِّكْرِ **Diyanet Meali:** 38.1 - Sâd. Şerefli ve ~~öğüt dolu~~ _(açıklama ve beyan sahibi)_ Kur'an'a andolsun. **14. Delil / Yol Gösterici (الدَّلِيلُ)** ----- 36 - Yâsîn Suresi - Ayet 69 وَمَا عَلَّمْنَاهُ الشِّعْرَ وَمَا يَنْبَغٖي لَهُ اِنْ هُوَ اِلَّا ذِكْرٌ وَقُرْاٰنٌ مُبٖينٌ **Diyanet Meali:** 36.69 - Biz ona şiir öğretmedik, bu ona yakışmaz da. O ancak bir ~~öğüt~~ _(açık bir delil/rehber)_ ve apaçık bir Kur'an'dır. ----- 81 - Tekvîr Suresi - Ayet 27 (Ayrıca 38 - Sâd 87 / 68 - Kalem 52) اِنْ هُوَ اِلَّا ذِكْرٌ لِلْعَالَمٖينَ **Diyanet Meali:** 81.27 - O (Kur'an), alemler için ancak bir ~~öğüttür~~ _(bir delil ve yol göstericidir)_. **15. Beş Vakit Namaz / İbadet (الصلوات الخمس / الصَّلَاةُ)** ----- 2 - Bakara Suresi - Ayet 239 فَاِنْ خِفْتُمْ فَرِجَالًا اَوْ رُكْبَانًا فَاِذَا اَمِنْتُمْ فَاذْكُرُوا اللّٰهَ كَمَا عَلَّمَكُمْ مَا لَمْ تَكُونُوا تَعْلَمُونَ **Diyanet Meali:** 2.239 - Eğer bir korku halinde olursanız yaya yahut binitli olarak (kılın). Güvene kavuştuğunuzda ise ~~Allah’ı anın~~ _(namazı kılın)_; nitekim O size bilmediklerinizi öğretmiştir. ----- 62 - Cuma Suresi - Ayet 9 يَا اَيُّهَا الَّذٖينَ اٰمَنُوا اِذَا نُودِيَ لِلصَّلٰوةِ مِنْ يَوْمِ الْجُمُعَةِ فَاسْعَوْا اِلٰى ذِكْرِ اللّٰهِ وَذَرُوا الْبَيْعَ ذٰلِكُمْ خَيْرٌ لَكُمْ اِنْ كُنْتُمْ تَعْلَمُونَ **Diyanet Meali:** 62.9 - Ey iman edenler! Cuma günü namaz için çağrı yapıldığı zaman hemen ~~Allah’ı anmaya~~ _(Cuma namazını kılmaya/hutbeyi dinlemeye)_ koşun ve alışverişi bırakın. Eğer bilirseniz bu sizin için daha hayırlıdır. ----- 38 - Sâd Suresi - Ayet 32 فَقَالَ اِنّٖي اَحْبَبْتُ حُبَّ الْخَيْرِ عَنْ ذِكْرِ رَبّٖي حَتّٰى تَوَارَتْ بِالْحِجَابِ **عَنْ**  **harfi cerinden dolayı ayet 2 anlama yorulmuştur. Detayı sondadır. Bana yakın olan görüş alıkoymak manasınadır.** [**EK-B**](#EKBAÇIKLAMASI) **Diyanet Meali:** 38.32 - Süleyman: "Gerçekten ben mal/at sevgisini, ~~Rabbimi anmaktan~~ _(ikindi namazından)_ dolayı tercih ettim" dedi. Nihayet (güneş) perde arkasına gizlendi (baktı ki namazın vakti geçmiş). **_“Ben malı (atları), rabbimi hatırlattığı için sevdim” dedi. Derken (güneş batınca) onlar karanlığın perdesiyle gizlendi._** "Ben malı (atları), ~~rabbimi hatırlattığı için~~ _(Rabbimin farz kıldığı ikindi namazını eda etmek yerine)_ sevdim" dedi. Derken (güneş batıp) atlar / güneş karanlığın perdesiyle gizlendi _(ve namazın vakti geçti)_. [EK-B AÇIKLAMASI](#EKB) Sâd Suresi 31 ve 32. ayet-i kerimeler, Hz. Süleyman’ın (a.s.) kendisine sunulan cins atları seyrederken söylediği sözü nakleder. Zihninizdeki bu soru, tefsir ve nahiv tarihinde "عَنْ" (an) harf-i cerrine verilen iki farklı mana sebebiyle müfessirler arasında en çok tartışılan inceliklerden biridir. Söz konusu bölüm Sâd Suresi 32. ayet-i kerimedir: Sâd Suresi 32. ayet-i kerimesinin tefsir ve nahiv bağlamındaki çözümlemesi ile farklı görüşlere göre hazırlanmış meal yapılandırılması şu şekildedir: **1. Diyanet Meali ve Anlam Karmaşası** Diyanet İşleri Başkanlığı mealinde ayet-i kerime şu şekilde tercüme edilmiştir: **"Ben malı (atları), Rabbimi hatırlattığı için sevdim" dedi. Derken (güneş batınca) onlar karanlığın perdesiyle gizlendi.** **Metindeki Belirsizlik:** Bu meal okunduğunda, Hz. Süleyman'ın at sevgisinin kendisini bir ibadetten alıkoyup pişmanlığa mı sürüklediği, yoksa atları sevmesinin doğrudan Allah'ı anma vesilesi mi olduğu net olarak kavranamamaktadır. Cümle akışı, "Rabbimi hatırlattığı için" ifadesi sebebiyle hem ibadete yönlendiren olumlu bir eylemi hem de hemen ardından gelen güneşin batışıyla yaşanan kesintiyi açıklamakta yetersiz ve muğlak kalmaktadır. **2. Nahiv İncelemesi: عَنْ (_'An_) Harf-i Ceri ve Görüşler** Ayet-i kerimede geçen **«عَنْ ذِكْرِ رَبِّي»** (_'an zikri rabbî_) terkibindeki **عَنْ** harf-i cerri metnin anlamını belirleyen temel unsurdur: - **1. Yaklaşım (Uzaklaşma / Muhâlefe):** Taberî, İbn Kesîr ve ez-Zeccâc gibi alimler harf-i cerre "uzaklaşmak, bir şeyden alıkonulmak" manası verirler. Buna göre at sevgisine dalmak, kişiyi zikirden/namazdan uzaklaştırmıştır. - **2. Yaklaşım (Sebep / Kaynaklanma):** Fahruddîn er-Râzî ve Ebüssuûd Efendi gibi peygamberlik ismetini esas alan alimler ise harf-i cerre **عَنْ سَبَبِ** (_'an sebebi_ / -den dolayı) veya **صَادِرًا عَنْ** (_sâdıran 'an_ / -den kaynaklanarak) manası yüklerler. Buna göre at sevgisi, Allah'ın emrine ve cihad ibadetine dayandığı için sevilmiştir. **3. İbn Kesîr, Taberî ve ez-Zeccâc'ın Görüşüne Göre Meal (1. Görüş)** Bu müfessirlerin yaklaşımına göre **عَنْ** harf-i cerri "alıkonulma ve uzaklaşma" ifade eder. Buradaki _zikir_ ise **ikindi namazı**dır. **"Süleyman şöyle dedi: 'Gerçekten ben at sevgisine daldım da Rabbimi anmaktan (ikindi namazını kılmaktan) alıkonuldum; nihayet güneş perdenin arkasına gizlendi (namazın vakti geçti).'"** **4. Ebüssuûd Efendi ve Râzî'nin Görüşüne Göre Meal (2. Görüş)** Peygamberlik ismetini merkez alan bu müfessirlerin yaklaşımına göre **عَنْ** harf-i cerri "sebep ve kaynaklanma" ifade eder. Buradaki _zikir_ ise **Allah'ın emri, itaat ve cihad** anlamındadır. **"Süleyman şöyle dedi: 'Ben bu malı (koşu atlarını) sırf Rabbimin zikrinden (emrinden, rızasından ve O'na itaat etme isteğimden) dolayı sevdim.' Nihayet atlar (koşarak) gözden kaybolup perdelendi."** [KONUYA DÖN](#ANHARFİCERİ)