[[Ana Sayfa]] [[002 Fihrist]] بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمَنِ الرَّحِيمِ Rahmân ve Rahîm olan Allah'ın adıyla. اَلْحَمْدُ لِلَّهِ الَّذِي بِنِعْمَتِهِ تَتِمُّ الصَّالِحَاتُ، وَالصَّلَاةُ وَالسَّلَامُ عَلَى سَيِّدِنَا مُحَمَّدٍ وَعَلَى آلِهِ وَصَحْبِهِ أَجْمَعِينَ Salih amelleri nimetiyle tamamlayan Allah'a hamdolsun. Efendimiz Muhammed'e, âline ve ashabına salât ve selâm olsun. لَقَدْ وَصَلْنَا إِلَى آخِرِ هَذَا الْعَمَلِ الْمُتَوَاضِعِ Bu mütevazı çalışmanın sonuna ulaşmış bulunuyoruz. وَلَكِنَّ رِحْلَةَ الْأَخْلَاقِ لَا تَنْتَهِي هُنَا Fakat ahlak yolculuğu burada sona ermez. فَالْأَدَبُ لَيْسَ مَعْلُومَاتٍ تُقْرَأُ، بَلْ هُوَ حَيَاةٌ تُعَاشُ Çünkü edep, sadece okunacak bilgiler değil; yaşanacak bir hayattır. لَمْ يَدْعُنَا الْإِسْلَامُ إِلَى الْعِبَادَاتِ فَقَطْ، بَلْ عَلَّمَنَا كَيْفَ نَتَكَلَّمُ وَكَيْفَ نَسْمَعُ وَكَيْفَ نَتَعَامَلُ مَعَ النَّاسِ İslam bizi yalnızca ibadetlere çağırmamış; nasıl konuşacağımızı, nasıl dinleyeceğimizi ve insanlarla nasıl muamele edeceğimizi de öğretmiştir. **==قَالَ اللَّهُ تَعَالَى==** Yüce Allah şöyle buyurmuştur: ﴿لَقَدْ كَانَ لَكُمْ فِي رَسُولِ اللَّهِ أُسْوَةٌ حَسَنَةٌ﴾  **(سورة الأحزاب: ٢١)** [[033-021]] "Şüphesiz Allah'ın Resûlü'nde sizin için güzel bir örnek vardır." وَنَحْنُ لَا نَبْتَدِعُ شَيْئًا جَدِيدًا Biz yeni bir şey ortaya koymuyoruz. بَلْ نَرْجِعُ إِلَى الْمِيرَاثِ النَّبَوِيِّ الْعَظِيمِ Bilakis büyük Nebevî mirasa geri dönmeye çalışıyoruz. فَالْأَنْبِيَاءُ عَلَيْهِمُ السَّلَامُ كَانُوا أَهْلَ رَحْمَةٍ وَتَوَاضُعٍ وَإِحْسَانٍ Peygamberler; merhamet, tevazu ve ihsan ehli idiler. وَقَالَ رَسُولُ اللَّهِ ﷺ Resûlullah ﷺ şöyle buyurmuştur: «إِنَّمَا بُعِثْتُ لِأُتَمِّمَ مَكَارِمَ الْأَخْلَاقِ» (رواه أحمد) "Ben ancak güzel ahlâkı tamamlamak için gönderildim." رُبَّمَا لَنْ نَبْلُغَ الْكَمَالَ Belki mükemmelliğe ulaşamayacağız. وَرُبَّمَا سَنُخْطِئُ وَنُقَصِّرُ Belki hata edecek ve eksiklerimiz olacaktır. وَلَكِنَّ الْمُهِمَّ أَلَّا نَتْرُكَ طَرِيقَ الْخُلُقِ الْحَسَنِ Fakat önemli olan güzel ahlak yolunu terk etmemektir. فَالْمُؤْمِنُ لَيْسَ مَعْصُومًا، وَلَكِنَّهُ يَعْرِفُ كَيْفَ يَرْجِعُ إِلَى رَبِّهِ Mümin hatasız değildir; fakat Rabbine nasıl döneceğini bilir. وَفِي زَمَنٍ كَثُرَتْ فِيهِ الْخُصُومَاتُ، وَقَلَّتِ الرَّحْمَةُ، نَحْتَاجُ إِلَى الْأَدَبِ أَكْثَرَ مِنْ أَيِّ وَقْتٍ مَضَى Anlaşmazlıkların çoğaldığı ve merhametin azaldığı bu çağda, edeplere her zamankinden daha fazla muhtacız. فَرُبَّ كَلِمَةٍ طَيِّبَةٍ أَحْيَتْ قَلْبًا Nice güzel sözler vardır ki bir kalbi diriltmiştir. وَرُبَّ ابْتِسَامَةٍ أَزَالَتْ هَمًّا Nice tebessümler vardır ki bir hüznü gidermiştir. وَرُبَّ عَفْوٍ أَعَادَ الْمَحَبَّةَ بَيْنَ النَّاسِ Nice bağışlamalar vardır ki insanlar arasındaki sevgiyi yeniden canlandırmıştır. وَكَانَ السَّلَفُ يَقُولُونَ Selef âlimleri şöyle derlerdi: «الدِّينُ كُلُّهُ خُلُقٌ، فَمَنْ زَادَ عَلَيْكَ فِي الْخُلُقِ، زَادَ عَلَيْكَ فِي الدِّينِ» "Din bütünüyle ahlaktır. Ahlakta senden ileri olan, dinde de senden ileri olmuştur." وَفِي خِتَامِ هَذِهِ الصَّفَحَاتِ نَرْفَعُ أَيْدِيَنَا إِلَى اللَّهِ تَعَالَى Bu sayfaların sonunda ellerimizi Yüce Allah'a kaldırıyoruz. اللَّهُمَّ اهْدِنَا لِأَحْسَنِ الْأَخْلَاقِ، لَا يَهْدِي لِأَحْسَنِهَا إِلَّا أَنْتَ، وَاصْرِفْ عَنَّا سَيِّئَهَا، لَا يَصْرِفُ عَنَّا سَيِّئَهَا إِلَّا أَنْتَ (رواه مسلم) Allah'ım! Bizi ahlakın en güzeline ulaştır. Onun en güzeline ancak Sen hidayet edersin. Kötü ahlaktan da bizi uzaklaştır. Onu bizden ancak Sen uzaklaştırırsın. وَآخِرُ دَعْوَانَا أَنِ الْحَمْدُ لِلَّهِ رَبِّ الْعَالَمِينَ Duamızın sonu, âlemlerin Rabbi olan Allah'a hamd etmektir. اللَّهُمَّ زَيِّنَّا بِزِينَةِ الْإِيمَانِ، وَاجْعَلْنَا مِنْ عِبَادِكَ الصَّالِحِي Allah'ım! Bizi iman ziynetiyle süsle ve salih kullarından eyle. آمِينَ --- **إِعْدَاد** Hazırlayan **جَاوِيتْ إِيپَكْ** Cavit İpek **(اسْتِفَادَةً مِنْ كُتُبِ الشَّيْخِ عَلِي الطَّنْطَاوِيِّ وَمِنَ الْمَصَادِرِ الْإِسْلَامِيَّةِ)** (Ali Tantâvî'nin eserlerinden ve İslâmî kaynaklardan istifade edilerek)