==Bu bölüm, niyetlerin ameller üzerindeki "dönüştürücü" gücünü inceleyen **"Âdetlerin İbadete Dönüşmesi ve Niyetin Ameldeki Belirleyiciliği"** başlığıdır.== --- 4. CİLT / 14. KONU: Âdetlerin İbadete Dönüşmesi ve Niyetin Gücü **1. PARAGRAF** ان الافعال في الشريعة تنقسم الى عبادات محضة وعادات جارية، والنية هي التي تميز بينهما. فالمباحات من الاكل والشرب والنوم قد تتحول الى عبادات يثاب عليها المكلف اذا قصد بها التقوي على طاعة الله او حفظ النفس للقيام بحقوق العباد. فالاعمال بالنيات كما ورد في الخبر المشهور، والقران يوجهنا دائما الى استحضار مقصد العبودية في كل شأن كما قال سبحانه **قل ان صلاتي ونسكي ومحياي ومماتي لله رب العالمين** فالمؤمن يعيش حياته كلها في اطار القصد الحسن. **Türkçesi:** Şeriattaki eylemler; halis ibadetler ve süregelen âdetler (günlük işler) olarak ikiye ayrılır; niyet ise bu ikisini birbirinden ayıran unsurdur. Yemek, içmek ve uyumak gibi mübah eylemler; eğer mükellef bunlarla Allah'a itaate güç kazanmayı veya kulların haklarını yerine getirmek için canını korumayı kastederse, sevap alınan ibadetlere dönüşebilir. Meşhur hadiste buyurulduğu üzere "Ameller niyetlere göredir." Kur'an bizi her işimizde kulluk gayesini hazır tutmaya yönlendirir: **"De ki: Şüphesiz benim namazım, kurbanım, hayatım ve ölümüm âlemlerin Rabbi olan Allah içindir."** Müslüman, hayatının tamamını güzel niyet çerçevesinde yaşar. **Ayetin Tamamı:** **قُلْ إِنَّ صَلَاتِي وَنُسُكِي وَمَحْيَايَ وَمَمَاتِي لِلَّهِ رَبِّ الْعَالَمِينَ * لَا شَرِيكَ لَهُ ۖ وَبِذَٰلِكَ أُمِرْتُ وَأَنَا أَوَّلُ الْمُسْلِمِينَ** _(De ki: "Şüphesiz benim namazım, kurbanım, hayatım ve ölümüm hepsi âlemlerin Rabbi olan Allah içindir. O’nun hiçbir ortağı yoktur. Ben bununla emrolundum ve ben müslümanların ilkiyim." - En'âm, 162-163)_ **Kelime ve Muradifleri:** 1. **محضة** (Mahda): Halis/Saf (خالصة/Hâlisa) 2. **استحضار** (İstihdâr): Hazır etmek/Hatırlamak (تذكر/Tezekkür) 3. **نسكي** (Nusukî): İbadetim/Kurbanım (عبادتي/İbâdetî) --- **2. PARAGRAF** كل عمل عادي يخلو من النية الصالحة يبقى في دائرة المباحات ولا يترتب عليه ثواب اخروي، وان كان صحيحا في ظاهره. فالشارع قصد بالاحكام ان يكون العبد موصولا بخالقه دائما، فخلو العمل من القصد الشرعي يجعل العبد غافلا عن روح التشريع. والقران يذم الغفلة ويأمر بالذكر الدائم لقوله تعالى **واذكر ربك في نفسك تضرعا وخيفة** فالنية هي وسيلة اليقظة القلبية التي تحول العادة الى قربة. **Türkçesi:** Salih niyetten yoksun olan her adi (günlük) eylem, zahiren doğru olsa bile mübahlar dairesinde kalır ve ona ahiret sevabı terettüp etmez. Şâri', hükümlerle kulun daima Yaratanına bağlı kalmasını kastetmiştir; eylemin şer'î gayeden yoksun olması, kulu teşriin ruhundan gafil kılar. Kur'an gafleti yerer ve daimi zikri emreder: **"Rabbini içinden yalvararak ve korkarak an."** Niyet, âdeti yakınlığa (kurbet/ibadet) dönüştüren kalbi uyanıklık vesilesidir. **Ayetin Tamamı:** **وَاذْكُرْ رَبَّكَ فِي نَفْسِكَ تَضَرُّعًا وَخِيفَةً وَدُونَ الْجَهْرِ مِنَ الْقَوْلِ بِالْغُدُوِّ وَالْآصَالِ وَلَا تَكُنْ مِنَ الْغَافِلِينَ** _(Rabbini, içinden yalvararak ve korkarak, yüksek olmayan bir sesle sabah akşam an; gafillerden olma. - A'râf, 205)_ **Kelime ve Muradifleri:** 1. **يخلو** (Yahlû): Yoksun kalmak (يفقد/Yefkadu) 2. **اليقظة** (el-Yakaza): Uyanıklık (الانتباه/el-İntibâh) 3. **قربة** (Kurbet): Allah'a yaklaştıran iş (طاعة/Tâat) --- **3. PARAGRAF** ان قصد التقرب الى الله يجب ان يكون هو الاصل في جميع التصرفات، حتى في المعاملات المالية والجنائية. فالفقه ليس مجرد قوالب جامدة، بل هو روح تسري في افعال المكلفين بموجب نياتهم. فمن ادى الامانة خوفا من القانون فقط فليس له اجر عند الله، اما من اداها امتثالا لامر الله فقد نال المقصدين معا. وقد اشاد الله بالصادقين في نياتهم بقوله **رجال لا تلهيهم تجارة ولا بيع عن ذكر الله** فهؤلاء جعلوا عاداتهم خادمة لمقاصد دينهم. **Türkçesi:** Allah'a yakınlaşma kastı, mali ve cezai işlemler de dahil olmak üzere tüm tasarruflarda asıl olmalıdır. Fıkıh sadece donmuş kalıplar değil, mükelleflerin niyetleri gereği eylemlerinde akıp giden bir ruhtur. Emaneti sadece kanun korkusuyla teslim edenin Allah katında ecri yoktur; ancak Allah'ın emrine boyun eğerek teslim eden her iki gayeyi (dünyevi ve uhrevi) birden elde etmiştir. Allah, niyetlerinde sadık olanları övmüştür: **"Öyle adamlar vardır ki, ne ticaret ne de alışveriş onları Allah’ı anmaktan alıkoyar."** Onlar, âdetlerini dinlerinin gayelerine hizmetçi kılmışlardır. **Ayetin Tamamı:** **رِجَالٌ لَا تُلْهِيهِمْ تِجَارَةٌ وَلَا بَيْعٌ عَنْ ذِكْرِ اللَّهِ وَإِقَامِ الصَّلَاةِ وَإِيتَاءِ الزَّكَاةِ ۙ يَخَافُونَ يَوْمًا تَتَقَلَّبُ فِيهِ الْقُلُوبُ وَالْأَبْصَارُ** _(Onlar, ne ticaretin ne de alışverişin kendilerini Allah’ı anmaktan, namaz kılmaktan ve zekât vermekten alıkoyamadığı insanlardır. Onlar, kalplerin ve gözlerin allak bullak olacağı bir günden korkarlar. - Nûr, 37)_ **Kelime ve Muradifleri:** 1. **تسري** (Tesrî): Akar/İşler (تجري/Tecrî) 2. **قوالب** (Kavâlib): Şekiller (اشكال/Eşkâl) 3. **اشاد** (Eşâde): Övdü (مدح/Medeha) --- **4. PARAGRAF** النية الفاسدة تبطل العمل وان كان في صورته عبادة، فالمصلي رياء كالتارك للصلاة في ميزان المقاصد، لان كليهما لم يوافق قصد الشارع بالامتثال. وهذا يؤكد ان الاعتبار في الشريعة للمعاني لا للمباني وحدها. ولهذا حذر الله من ابطال الصدقات بسوء القصد كالمَن والاذى فقال **يا ايها الذين امنوا لا تبطلوا صدقاتكم بالمن والاذى** فالمقصد من الصدقة هو نفع الفقير خالصا لوجه الله لا استعباده. **Türkçesi:** Bozuk niyet, eylem sureten ibadet olsa bile onu batıl kılar; gösteriş için namaz kılan, makâsıd terazisinde namazı terk eden gibidir; çünkü her ikisi de itaat konusunda Şâri'in kastına uymamıştır. Bu durum, şeriatta itibarın sadece şekillere (mebâni) değil, manalara olduğunu teyit eder. Bu yüzden Allah, sadakaların başa kakma ve eziyet gibi kötü niyetlerle boşa çıkarılmasından sakındırmıştır: **"Ey iman edenler! Sadakalarınızı başa kakarak ve eziyet ederek boşa çıkarmayın."** Sadakadan maksat, fakire sadece Allah rızası için fayda sağlamaktır, onu köleleştirmek değil. **Ayetin Tamamı:** **يَا أَيُّهَا الَّذِينَ آمَنُوا لَا تُبْطِلُوا صَدَقَاتِكُمْ بِالْمَنِّ وَالْأَذَىٰ كَالَّذِي يُنْفِقُ مَالَهُ رِئَاءَ النَّاسِ وَلَا يُؤْمِنُ بِاللَّهِ وَالْيَوْمِ الْآخِرِ** _(Ey iman edenler! Malını insanlara gösteriş için harfayan, Allah’a ve ahiret gününe inanmayan kimse gibi, sadakalarınızı başa kakarak ve eziyet ederek boşa çıkarmayın. - Bakara, 264)_ **Kelime ve Muradifleri:** 1. **المَن** (el-Menn): Başa kakmak (الاعتداد بالفضل/el-İ'tidâd bi'l-Fadl) 2. **المباني** (el-Mebânî): Şekiller/Yapılar (الظواهر/ez-Zavâhir) 3. **ابطال** (İbtâl): Boşa çıkarmak (افساد/İfsâd) --- **5. PARAGRAF** ان التوفيق بين الفعل الظاهر والقصد الباطن هو حقيقة التقوى، وبذلك تتحول حياة المسلم كلها الى محراب للعبادة. فالشارع اناط الثواب بالنية ليكون العبد في شغل دائم بمرضاة ربه، وهذا هو سر كمال الشريعة في استيعاب جميع حركات الانسان وسكناته. والقران يختم دعوته دائما بالاخلاص كشرط للقبول قال سبحانه **فمن كان يرجو لقاء ربه فليعمل عملا صالحا** فصلاح العمل في ظاهره وصدقه في باطنه هما جناحا الفوز. **Türkçesi:** Zahiri eylem ile batıni kastın uyumu takvanın hakikatidir ve böylece Müslüman'ın tüm hayatı bir ibadet mihrabına dönüşür. Şâri', kulun daima Rabbinin rızasıyla meşgul olması için sevabı niyete bağlamıştır; şeriatın insanın tüm hareket ve durgunluklarını (sekenât) kuşatmadaki kemal sırrı budur. Kur'an, davetini daima kabul şartı olarak ihlasla mühürler: **"Kim Rabbine kavuşmayı umuyorsa, salih bir amel işlesin."** Amelin zahirdeki salahı ile batındaki sadakati, kurtuluşun iki kanadıdır. **Ayetin Tamamı:** **فَمَنْ كَانَ يَرْجُو لِقَاءَ رَبِّهِ فَلْيَعْمَلْ عَمَلًا صَالِحًا وَلَا يُشْرِكْ بِعِبَادَةِ رَبِّهِ أَحَدًا** _(Kim Rabbine kavuşmayı umuyorsa, salih bir amel işlesin ve Rabbine ibadette hiçbir şeyi ortak koşmasın. - Kehf, 110)_ **Kelime ve Muradifleri:** 1. **اناط** (Enâte): Bağladı (ربط/Rabata) 2. **سكناته** (Sekenâtuhî): Durgunlukları (هدوئه/Hüdûuhî) 3. **استيعاب** (İstî'âb): Kuşatmak/Kapsamak (شمول/Şumûl) --- 5 PARAGRAFIN HULASASI (HAREKELİ) إِنَّ النِّيَّةَ هِيَ الْفَارِقَةُ بَيْنَ الْعَادَةِ وَالْعِبَادَةِ، وَبِهَا يَنَالُ الْمُكَلَّفُ الثَّوَابَ عَلَىٰ مُبَاحَاتِهِ. فَالْوَاجِبُ اسْتِحْضَارُ مَقْصَدِ التَّقَرُّبِ فِي كُلِّ شَأْنٍ، لِأَنَّ الشَّارِعَ اعْتَبَرَ الْمَعَانِيَ لَا الْمَبَانِيَ وَحْدَهَا. وَكُلُّ عَمَلٍ خَلَا مِنَ الصِّدْقِ فَهُوَ مَرْدُودٌ وَإِنْ صَحَّتْ صُورَتُهُ، فَالْإِخْلَاصُ هُوَ رُوحُ الْأَعْمَالِ وَطَرِيقُ الْفَوْزِ بِرِضَا الرَّحْمَنِ. --- TEST (ARAPÇA VE HAREKESİZ) **١. ما هو العنصر الذي يميز بين "العادة" و "العبادة" في الشريعة حسب الفقرة الاولى؟** أ) المكان الذي يتم فيه الفعل ب) النية والقصد القائم في قلب المكلف ج) ملابس المكلف وشكله الظاهر د) ثمن الطعام والشراب هـ) لا يوجد فرق بينهما في مذهب الشاطبي **٢. متى تتحول "المباحات" (كالنوم والاكل) الى عبادات يثاب عليها المسلم (الفقرة الثانية)؟** أ) اذا كانت لفترة طويلة جدا ب) اذا قصد بها التقوي على طاعة الله او حفظ النفس للقيام بالحقوق ج) اذا تمت في المسجد فقط د) المباحات لا تتحول الى عبادات ابدا هـ) اذا كانت امام الناس ليراها الجميع **٣. ما هو وصف الفقرة الثالثة للمكلف الذي يؤدي الامانة خوفا من "القانون" فقط؟** أ) هو مؤمن كامل الايمان ويستحق اعظم اجر ب) ليس له اجر عند الله لانه لم يقصد الامتثال لامر الله ج) هو افضل من الذي يؤديها لله د) يعتبر عمله باطلا في الدنيا والاخرة فورا هـ) يزداد ماله وشرفه بين الناس فقط **٤. لماذا تعتبر صدقة "المرائي" (الذي يمن ويؤذي) باطلة في ميزان الشريعة (الفقرة الرابعة)؟** أ) لان ماله كان قليلا جدا ب) لان نيته الفاسدة خالفت مقصد الشارع (خلوص العمل لله ونفع الفقير) ج) لان الفقير لم يشكره امام الناس د) لان الصدقة واجبة وليست مندوبة هـ) لان الشريعة تهتم بالارقام المالية فقط **٥. ما هي "جناحا الفوز" والقبول عند الله حسب الفقرة الخامسة؟** أ) كثرة المال وكثرة الاولاد ب) صلاح العمل في الظاهر وصدق القصد في الباطن ج) السفر الكثير والاطلاع على اللغات د) ترك العمل الدنيوي والعيش في الجبال هـ) الغاء العقل تماما والتركيز على العاطفة 14 Temmuz Salı 1b 2b 3b 4b 5b