3. CİLT / 2. KONU: Mükellefin Gücü, Meşakkat ve Teklifin Sınırı **1. PARAGRAF** المشقة ليست مقصودة للشارع من حيث هي مشقة بل المقصود هو المصالح المترتبة على الاعمال فاذا كان العمل يتضمن مشقة فذلك لضرورة ترتب المصلحة عليه لا لان الشارع يقصد تعذيب النفس وقد قال الله تعالى **مَ==ا يُرِيدُ اللَّهُ لِيَجْعَلَ عَلَيْكُمْ مِنْ حَرَجٍ**== فالاصل في التكاليف هو التيسير والمشقة تابعة لا مقصودة لذاتها **Türkçesi:** Meşakkat (zorluk), sırf zorluk olsun diye Şâri' (Allah) tarafından kastedilmiş değildir. Aksine kastedilen, amellere terettüp eden (onların sonucunda oluşan) maslahatlardır. Eğer bir amel meşakkat içeriyorsa, bu, maslahatın ona bağlı olması zorunluluğundandır; yoksa Şâri'in nefse azap etmeyi kastetmesinden değildir. Nitekim Allah Teâlâ, **"مَا يُرِيدُ اللَّهُ لِيَجْعَلَ عَلَيْكُمْ مِنْ حَرَجٍ"** ==(Allah size herhangi bir güçlük çıkarmak istemez - Mâide, 6)== buyurmuştur. Tekliflerde asıl olan kolaylıktır; meşakkat ise (amaca giden yolda) tabiidir, bizzat gaye değildir. [[005-006]] **Kelime ve Muradifleri:** 1. **حرج** (Harac): Zorluk (ضيق/Dîk) 2. **تابعة** (Tâbi'a): Bağlı olan (ملحقة/Mülhaka) 3. **تعذيب** (Ta'zîb): Eziyet etmek (إيلام/Îlâm) --- **2. PARAGRAF** المشقة تنقسم الى نوعين مشقة معتادة لا تنفك عنها الاعمال غالبا كبرد الماء في الوضوء ومشقة غير معتادة وهي التي تؤدي الى انقطاع العمل او الاضرار بالمكلف فاما الاولى فلا تسقط التكليف واما الثانية فهي محل الرخص والتخفيف كما قال سبحانه ==**يُرِيدُ اللَّهُ أَنْ يُخَفِّفَ عَنْكُمْ وَخُلِقَ الْإِنْسَانُ ضَعِيفًا**== فرحمة الله تقتضي مراعاة ضعف الانسان عند اشتداد المشقة **Türkçesi:** Meşakkat ikiye ayrılır: Birincisi, abdestte suyun soğukluğu gibi amellerden genellikle ayrılmayan "mutad (olağan) meşakkat"; ikincisi ise amelin kesilmesine veya mükellefin zarar görmesine yol açan "gayri mutad (olağanüstü) meşakkat"tir. Birincisi teklifi düşürmez; ancak ikincisi ruhsatların ve hafifletmelerin (tahsîs) konusudur. Nitekim Cenab-ı Hak, **"يُرِيدُ اللَّهُ أَنْ يُخَفِّفَ عَنْكُمْ وَخُلِقَ الْإِنْسَانُ ضَعِيفًا"** ==(Allah sizden (yükünüzü) hafifletmek ister; çünkü insan zayıf yaratılmıştır - Nisâ, 28)== buyurmuştur. Allah'ın rahmeti, meşakkat şiddetlendiğinde insanın zayıflığının gözetilmesini gerektirir. [[004-028]] **Kelime ve Muradifleri:** 1. **تنفك** (Tenfekku): Ayrılmak (تنفصل/Tenfasilu) 2. **الرخص** (er-Ruhas): Kolaylıklar (التسهيلات/et-Teshîlât) 3. **اشتداد** (İştidâd): Şiddetlenme (قوة/Kuvve) --- **3. PARAGRAF** اذا تعارضت مصلحة العمل مع مصلحة العامل بسبب المشقة الشديدة قدمت مصلحة العامل بالحفاظ على نفسه وعقله لان بقاء المكلف شرط لبقاء التكاليف فلو كلف الله الناس بما يهلكهم لانقطع التكليف بفناء العامل وقد قال تعالى ==**وَلَا تَقْتُلُوا أَنْفُسَكُمْ إِنَّ اللَّهَ كَانَ بِكُمْ رَحِيمًا**== فالشريعة تحمي النفس البشرية لكي تستمر في القيام بوظيفة العبودية **Türkçesi:** Eğer amelin maslahatı ile çalışanın (mükellefin) maslahatı şiddetli bir meşakkat sebebiyle çatışırsa, mükellefin canını ve aklını koruma maslahatı öncelenir. Çünkü mükellefin hayatta kalması, tekliflerin (sorumlulukların) devam etmesi için şarttır. Eğer Allah insanları helak edecek şeylerle mükellef kılsaydı, çalışanın yok olmasıyla teklif de kesilirdi. Nitekim Allah, **"وَلَا تَقْتُلُوا أَنْفُسَكُمْ إِنَّ اللَّهَ كَانَ بِكُمْ رَحِيمًا"** ==(Kendinizi öldürmeyin. Şüphesiz Allah size karşı çok merhametlidir - Nisâ, 29)== buyurmuştur. Şeriat, kulluk görevini yerine getirmeye devam edebilmesi için insan canını korur. [[004-029]] **Kelime ve Muradifleri:** 1. **يهلكهم** (Yühlikuhum): Onları helak eder (يفنيهم/Yüfnîhim) 2. **فناء** (Fenâ'): Yok oluş (زوال/Zevâl) 3. **وظيفة** (Vazîfe): Görev (مهمة/Mühimme) --- **4. PARAGRAF** كل عمل شرعي يجب ان يكون له ثمرة معلومة يدركها المكلف او يصدق بها يقينا فان خلت الاعمال من المقاصد صارت عبثا يتنزه عنه حكمة الشارع ولهذا كانت التكاليف مرتبطة بمصالح العباد في عاجل امرهم واجلهم قال الله سبحانه ==**أَفَحَسِبْتُمْ أَنَّمَا خَلَقْنَاكُمْ عَبَثًا**== فالتكليف ليس مجرد امر صوري بل هو وسيلة لتحقيق كمال الانسان وسعادته في الدارين **Türkçesi:** Her şer'î amelin, mükellefin algıladığı veya kesin olarak inandığı bilinen bir meyvesi (amacı) olmalıdır. Eğer ameller gayelerden yoksun olsaydı, Şâri'in hikmetinin münezzeh olduğu bir "abes" (boş iş) haline gelirdi. Bu yüzden teklifler, kulların hem dünya hem de ahiret maslahatlarıyla ilişkilendirilmiştir. Allah Teâlâ şöyle buyurmuştur: **"أَفَحَسِبْتُمْ أَنَّمَا خَلَقْنَاكُمْ عَبَثًا"** ==(Sizi sadece boş yere yarattığımızı mı sandınız? - Mü'minûn, 115).== Teklif sadece şekilsel bir emir değil, insanın her iki cihandaki kemalini ve mutluluğunu gerçekleştirme vesilesidir. [[023-115]] **Kelime ve Muradifleri:** 1. **عبثا** (Abesen): Boş yere (سدى/Süden) 2. **يتنزه** (Yetenazzehu): Uzak/Yüce olmak (يتقدس/Yetakaddesu) 3. **صوري** (Sûrî): Şekilsel (ظاهري/Zâhirî) --- **5. PARAGRAF** قاعدة الضرورات تبيح المحظورات هي تطبيق عملي لمراعاة المشقة والحفاظ على مقاصد الدين الكلية فاذا وقع المكلف في ضرورة تخشى معها الهلكة جاز له فعل المحرم بقدر ما يدفع الضرورة لقوله تعالى ==**فَمَنِ اضْطُرَّ غَيْرَ بَاغٍ وَلَا عَادٍ فَلَا إِثْمَ عَلَيْهِ**== فالتيسير عند الضرورة اصل قطعي في هذه الشريعة المباركة لابقاء نظام الحياة **Türkçesi:** "Zaruretler haramları mubah kılar" kaidesi, meşakkati gözetmenin ve dinin küllî amaçlarını korumanın pratik bir uygulamasıdır. Eğer mükellef, helak olmaktan korktuğu bir zarurete düşerse, zarureti giderecek miktar kadar haramı işlemesi ona caiz olur. Nitekim Allah Teâlâ, **"فَمَنِ اضْطُرَّ غَيْرَ بَاغٍ وَلَا عَادٍ فَلَا إِثْمَ عَلَيْهِ"** ==(Kim mecbur kalırsa, -başkasının hakkına- saldırmadan ve sınırı aşmadan -yemesinde- ona bir günah yoktur - Bakara, 173)== buyurmuştur. Zaruret anındaki kolaylaştırma, hayat nizamını sürdürmek için bu mübarek şeriatta kat'î bir asıldır. [[002-173]] **Kelime ve Muradifleri:** 1. **المحظورات** (el-Mahzûrât): Yasaklar (المحرمات/el-Muharramât) 2. **باغ** (Bâğin): Saldıran/İsteyen (طالب/Tâlib) 3. **يدفع** (Yedfa'u): Gidermek (يزيل/Yüzîlu) --- 5 PARAGRAFIN HULASASI (HAREKELİ) إِنَّ الْمَشَقَّةَ غَيْرُ مَقْصُودَةٍ لِلشَّارِعِ لِذَاتِهَا، بَلِ الْأَصْلُ هُوَ التَّيسِيرُ وَرَفْعُ الْحَرَجِ. وَتَنْقَسِمُ الْمَشَقَّةُ إِلَىٰ مُعْتَادَةٍ لَا تُسْقِطُ التَّكْلِيفَ، وَغَيْرِ مُعْتَادَةٍ تُوجِبُ التَّخْفِيفَ وَالرُّخَصَ. وَعِنْدَ الضَّرُورَةِ تُبَاحُ الْمَحْظُورَاتُ لِحِفْظِ النُّفُوسِ، لِأَنَّ الشَّرِيعَةَ مَبْنِيَّةٌ عَلَىٰ حِكْمَةٍ تَنْفِي الْعَبَثَ وَتُحَقِّقُ مَصَالِحَ الْعِبَادِ فِي الدَّارَيْنِ. > **Şeriat koyucunun (Allah'ın) amacı, meşakkatin (zorluğun) bizzat kendisi değildir. Bilakis asıl olan kolaylaştırmak ve sıkıntıyı kaldırmaktır. Meşakkat ise iki kısma ayrılır:** > > - **Alışılmış (normal) meşakkat:** Bu, dinî yükümlülüğü (teklifi) düşürmez. > - **Alışılmışın dışında (ağır ve olağanüstü) meşakkat:** Bu ise hafifletmeyi ve ruhsatların uygulanmasını gerektirir. > > **Zorunluluk (zaruret) durumunda ise canların korunması amacıyla normalde yasak olan bazı şeyler mübah hâle gelir. Çünkü şeriat, abesliği reddeden ve dünya ile ahirette kulların maslahatlarını gerçekleştiren bir hikmet üzerine kurulmuştur.** ### Önemli kavramlar - **الْمَشَقَّةُ** = meşakkat, zorluk - مرادفات: **العُسْرُ، الكُلْفَةُ، الصُّعُوبَةُ** - **التَّيْسِيرُ** = kolaylaştırma - مرادفات: **التَّسْهِيلُ، التَّخْفِيفُ** - **رَفْعُ الْحَرَجِ** = sıkıntıyı, güçlüğü kaldırmak - الحرج = daralma, güçlük, sıkıntı - **التَّكْلِيفُ** = dinî sorumluluk, yükümlülük - **التَّخْفِيفُ** = hafifletme - **الرُّخَصُ** = ruhsatlar (zor durumda verilen kolaylaştırıcı hükümler) - **الضَّرُورَةُ** = zaruret, zorunlu durum - **الْمَحْظُورَاتُ** = yasaklar, haram kılınan şeyler - **مَبْنِيَّةٌ عَلَىٰ حِكْمَةٍ** = hikmet üzerine kurulmuştur - **تَنْفِي الْعَبَثَ** = anlamsızlığı, boş ve hikmetsiz olmayı reddeder. - **مَصَالِحُ الْعِبَادِ** = kulların maslahatları, faydaları. ### Metnin özeti Bu paragraf, **Makāsıdü'ş-Şerîa'nın** temel ilkelerinden birini anlatmaktadır: > **Şeriat insanlara zorluk çıkarmak için değil, onların maslahatını gerçekleştirmek için indirilmiştir. Normal ibadet zorlukları sorumluluğu kaldırmaz; ancak olağanüstü güçlük ve zaruret ortaya çıktığında şeriat kolaylaştırıcı hükümler (ruhsatlar) getirir. Böylece can, din ve diğer temel maslahatlar korunmuş olur.** --- TEST (ARAPÇA VE HAREKESİZ) **١. لماذا لا تعتبر المشقة مقصودة لذاتها عند الشارع حسب الفقرة الاولى؟** أ) لان الله يحب رؤية عباده في تعب دائم ب) لان الاصل في التكاليف هو التيسير، والمشقة تابعة للمصالح فقط ج) لان الشريعة لا تحتوي على اي نوع من المشقة د) لكي يترك الناس العمل بالعبادات الصعبة هـ) لان المشقة من صنع البشر وليست من قدر الله **٢. اي نوع من المشقة هو الذي يعتبر محلا للرخص والتخفيف في الشريعة؟** أ) المشقة المعتادة التي لا تنفك عنها الاعمال غالبا ب) المشقة البسيطة التي يشعر بها كل انسان ج) المشقة غير المعتادة التي تؤدي الى انقطاع العمل او الاضرار بالمكلف د) المشقة التي يتخيلها الانسان دون وجود حقيقي لها هـ) كل انواع المشقة تسقط التكاليف فورا **٣. ماذا يفعل المجتهد اذا تعارضت مصلحة العمل مع مصلحة العامل (حفظ نفسه)؟** أ) يقدم مصلحة العمل ولو ادى ذلك لهلاك العامل ب) يترك الاثنين معا ويبحث عن حكم جديد ج) يقدم مصلحة العامل بالحفاظ على نفسه وعقله لان بقاءه شرط للتكليف د) يطلب من العامل الصبر حتى الموت لينال الشهادة دائما هـ) يعتبر هذا التعارض دليلا على بطلان الشريعة **٤. ما هو معنى وصف التكاليف بانها ليست "عبثا" في الفقرة الرابعة؟** أ) انها اوامر صورية لا فائدة منها ب) انها مرتبطة بمصالح حقيقية وثمرات معلومة للمكلف في الدنيا والاخرة ج) انها مجرد اختبار للذكاء اللغوي فقط د) ان الله خلق الخلق للعبث واللعب هـ) ان المقاصد لا تدرك بالعقل ابدا **٥. ما هي الاية التي تؤصل لقاعدة "الضرورات تبيح المحظورات"؟** أ) افحسبتم انما خلقناكم عبثا ب) يريد الله ان يخفف عنكم ج) فمن اضطر غير باغ ولا عاد فلا اثم عليه د) ولا تقتلوا انفسكم ان الله كان بكم رحيما هـ) ما يريد الله ليجعل عليكم من حرج 1B 2C 3C 4B 5C