وَالَّذِينَ تَبَوَّءُوا الدَّارَ وَالْإِيمَانَ مِن قَبْلِهِمْ يُحِبُّونَ مَنْ هَاجَرَ إِلَيْهِمْ وَلَا يَجِدُونَ فِي صُدُورِهِمْ حَاجَةً مِّمَّا أُوتُوا وَيُؤْثِرُونَ عَلَىٰ أَنفُسِهِمْ وَلَوْ كَانَ بِهِمْ خَصَاصَةٌ ۚ وَمَن يُوقَ شُحَّ نَفْسِهِ فَأُولَٰئِكَ هُمُ الْمُفْلِحُونَ Haşr 59 Muhacirlerden önce, Medine'yi yurd ve iman evi edinenler, kendilerine hicret edib gelenlere sevgi beslerler. Onlara verilen şeylerden dolayı nefislerinde bir kaygı duymazlar; kendilerinde ihtiyaç bile olsa, _(onları)_ nefisleri üzerine tercih ederler. Kim de nefsinin hırsından korunursa; işte bunlar _(azabdan)_ kurtulanlardır. [[Ders 8 Zekat ve Sadakanın Sosyo-Ekonomik Gücü ve Egoizm Tedavisi]] Paragraf 5 Dehlevi'den