يُنَادُونَهُمْ أَلَمْ نَكُن مَّعَكُمْ ۖ قَالُوا بَلَىٰ وَلَٰكِنَّكُمْ فَتَنتُمْ أَنفُسَكُمْ وَتَرَبَّصْتُمْ وَارْتَبْتُمْ **وَغَرَّتْكُمُ الْأَمَانِيُّ حَتَّىٰ جَاءَ ==أَمْرُ== اللَّهِ** وَغَرَّكُم بِاللَّهِ الْغَرُورُ ‎﴿١٤﴾‏ Münafıklar, müminlere şöyle bağırırlar: “- Bizler sizinle beraber (dünyada ibadet eder) değil miydik?” Müminler: “- Evet, bizimle beraberdiniz; fakat siz, kendinizi nifaka düşürüp helâk ettiniz. Müminlere felâket beklediniz, (yahud tevbe için beklediniz), şübhelendiniz ve uzun ömür hülyası, sizi aldattı; **tâ Allah'ın ==emri (kıyamet/ölüm)== gelinceye kadar..**. Bir de, Allah'a karşı, sizi, aldatıcı şeytan aldattı.” [[03 الأمر Vecihleri]]