وَمَا أَرْسَلْنَا مِن رَّسُولٍ إِلَّا بِلِسَانِ قَوْمِهِ لِيُبَيِّنَ لَهُمْ ۖ فَيُضِلُّ اللَّهُ مَن يَشَاءُ وَيَهْدِي مَن يَشَاءُ ۚ وَهُوَ الْعَزِيزُ الْحَكِيمُ ‎﴿٤﴾‏ İbrahim 4 Biz, her gönderdiğimiz Peygamberi, ancak bulunduğu kavminin diliyle gönderdik ki, onlara apaçık anlatsın. Artık, Allah dilediğini sapıklıkta bırakır, dilediğini de hidayete erdirir. O, her şeye galibdir, hükmünde hikmet sahibidir. [[01 Kitap Metodoloji 002 Şeriatın Arapça Oluşu ve Kur'an'ın Anlaşılmasında Dilin Rolü]] paragraf 2 [[04 Şeriatın amaçları 011 Şeriatın 'Ümmî' Oluşu ve Arap Dili]] Paragraf 2