وَمَن يُهَاجِرْ فِي سَبِيلِ اللَّهِ يَجِدْ فِي الْأَرْضِ ==*مُرَاغَمًا*== كَثِيرًا وَسَعَةً ۚ **==وَمَن يَخْرُجْ مِن بَيْتِهِ مُهَاجِرًا إِلَى اللَّهِ وَرَسُولِهِ ثُمَّ يُدْرِكْهُ الْمَوْتُ فَقَدْ وَقَعَ أَجْرُهُ عَلَى اللَّهِ ۗ==** وَكَانَ اللَّهُ غَفُورًا رَّحِيمًا ﴿١٠٠﴾ Nisa 100
Her kim Allah yolunda hicret ederse, yeryüzünde gidecek çok yer ve genişlik bulur. Kim Allah'a ve Rasûlüne itaatla hicret ederek evinden çıkar da sonra kendisine ölüm yetişirse, onun ecri (mükâfatı) gerçekten Allah'a düşmüştür. Allah çok bağışlayıcı, çok esirgeyicidir.
[[03 Hükümler kitabı 009 Hükümlerde Niyet ve Kasıt]]
paragraf 3
*==**مُرَاغَمًا***==
= Bir sığınak olarak.
= Kaçıp kurtulacağı bir yer olarak.
4. Arapça muradifleri
- **مَلْجَأٌ** = sığınak
- **مَفَرٌّ** = kaçılacak yer
- **مَهْرَبٌ** = kaçış yeri
- **مَأْوًى** = barınak
- **مَنْجًى** = kurtuluş yeri
Fakat **مُرَاغَم** bunlardan biraz farklıdır.
Bu kelimenin içinde şu anlam gizlidir:
> **"Öyle bir yere gitmek ki, seni baskı altına alan kişi artık sana ulaşamasın; onun istediğinin tersini gerçekleştirmiş olasın."**
Yani sadece "kaçılan yer" değil, aynı zamanda **düşmanı geride bırakan, onun planını boşa çıkaran bir sığınak** anlamı taşır.