==فَبِمَا رَحْمَةٍ مِّنَ اللَّهِ لِنتَ لَهُمْ ۖ وَلَوْ كُنتَ فَظًّا غَلِيظَ الْقَلْبِ لَانفَضُّوا مِنْ حَوْلِكَ ۖ== فَاعْفُ عَنْهُمْ وَاسْتَغْفِرْ لَهُمْ ==**وَشَاوِرْهُمْ فِي الْأَمْرِ ۖ**== فَإِذَا عَزَمْتَ فَتَوَكَّلْ عَلَى اللَّهِ ۚ إِنَّ اللَّهَ يُحِبُّ الْمُتَوَكِّلِينَ ﴿١٥٩﴾ Ali İmran 159
==Uhud savaşında sen, Allah'dan gelen bir merhamet sayesindedir ki, onlara (Ashaba) yumuşak davrandın. Eğer kaba, katı yürekli olsaydın, muhakkak onlar etrafından dağılıp gitmişlerdi.== Artık onları bağışla ve kendilerine Allah'dan mağfiret dile. **==İş hususunda fikirlerini al (müşavere et).==** Müşavereden sonra da bir şeyi yapmağa karar verdin mi, artık Allah'a güven ve dayan. Gerçekten Allah tevekkül edenleri sever.
[[016 İstişare (Danışma) Adabı (أَدَبُ الْمَشُورَةِ)]]
[[03. Ders - Davetçinin Korunması Gereken Kalbî Hastalıklar ve Engeller]]
Paragraf 4