وَإِذْ قُلْتُمْ يَا مُوسَىٰ لَن نَّصْبِرَ عَلَىٰ طَعَامٍ وَاحِدٍ فَادْعُ لَنَا رَبَّكَ يُخْرِجْ لَنَا مِمَّا تُنبِتُ الْأَرْضُ مِن بَقْلِهَا وَقِثَّائِهَا وَفُومِهَا وَعَدَسِهَا وَبَصَلِهَا ۖ قَالَ أَتَسْتَبْدِلُونَ الَّذِي هُوَ أَدْنَىٰ بِالَّذِي هُوَ خَيْرٌ ۚ اهْبِطُوا مِصْرًا فَإِنَّ لَكُم مَّا سَأَلْتُمْ ۗ وَضُرِبَتْ عَلَيْهِمُ الذِّلَّةُ وَالْمَسْكَنَةُ وَبَاءُوا بِغَضَبٍ مِّنَ اللَّهِ ۗ ذَٰلِكَ بِأَنَّهُمْ كَانُوا يَكْفُرُونَ بِآيَاتِ اللَّهِ ==وَيَقْتُلُونَ النَّبِيِّينَ بِغَيْرِ الْحَقِّ== ۗ ذَٰلِكَ بِمَا عَصَوا وَّكَانُوا يَعْتَدُونَ ‎﴿٦١﴾‏ Bakara 61 Hatırlayın ki, bir vakit; “- Ey Mûsâ, biz, bir türlü yemeğe (Kudret helvası ile bıldırcın etinden ibaret olan yemeğe) mümkün değil katlanamayacağız; artık sen, bizim için Rabbine duâ et de, arzın yetiştirdiği şeylerden: sebzesinden, kabağından, sarmısağından, mercimeğinden, soğanından çıkarıversin” dediniz. Musâ'da: “- O hayırlı olanı, şu daha aşağı olanla değişmek mi istiyorsunuz? Bir şehire inin, orada size istediğiniz (sebzeler) var.” dedi. Onların üzerine horluk ve yoksulluk yüklendi ve Allah'dan bir gazaba da uğradılar. Bu, Allah'ın âyetlerini inkâr ettiklerinden ve ==haksız yere (Zekeriyyâ, Yahyâ ve Şuayp gibi) peygamberleri öldürdüklerindendi.== Evet bu, isyan ettiklerinden ve aşırı gitmelerindendi. [[05 القَضَاءُ Vecihleri]] ==**On İkincisi: Hükmetmek Anlamında ==***MÜELLİF AŞAĞIDAKİ AYETTE ÇOK İLGİNÇ BİR ŞEY YAKALAMIŞ.***== **فَقَدْ قَالَ (==وَيَقْتُلُونَ الْأَنْبِيَاءَ بِغَيْرِ حَقٍّ==)** Nitekim O: "Peygamberleri haksız yere (hak olmaksızın) öldürüyorlardı" (Bakara, 61) buyurmuştur. **-----   2 - Bakara Suresi - Ayet 61** | | | | |---|---|---| |وَاِذْ قُلْتُمْ يَا مُوسٰى لَنْ نَصْبِرَ عَلٰى طَعَامٍ وَاحِدٍ فَادْعُ لَنَا رَبَّكَ يُخْرِجْ لَنَا مِمَّا تُنْبِتُ الْاَرْضُ مِنْ بَقْلِهَا وَقِثَّائِهَا وَفُومِهَا وَعَدَسِهَا وَبَصَلِهَا قَالَ اَتَسْتَبْدِلُونَ الَّذٖى هُوَ اَدْنٰى بِالَّذٖى هُوَ خَيْرٌ اِهْبِطُوا مِصْرًا فَاِنَّ لَكُمْ مَا سَاَلْتُمْ وَضُرِبَتْ عَلَيْهِمُ الذِّلَّةُ وَالْمَسْكَنَةُ وَبَاؤُ بِغَضَبٍ مِنَ اللّٰهِ ذٰلِكَ بِاَنَّهُمْ كَانُوا يَكْفُرُونَ بِاٰيَاتِ اللّٰهِ وَيَقْتُلُونَ النَّبِيّٖنَ بِغَيْرِ الْحَقِّ ذٰلِكَ بِمَا عَصَوْا وَكَانُوا يَعْتَدُونَ||Hani, 'Ey Mûsâ! Biz bir çeşit yemeğe asla katlanamayız. O hâlde, bizim için Rabbine yalvar da, o bize yerden biten sebze, kabak, sarımsak, mercimek, soğan versin' demiştiniz. O da size, 'İyi olanı düşük olanla değiştirmek mi istiyorsunuz? öyle ise inin şehre! İstedikleriniz orada var' demişti. Böylece zillet ve yoksulluk onları kapladı. Onlar, Allahʼın gazabına uğradılar. Bunun sebebi, onların; Allahʼın âyetlerini inkâr ediyor, peygamberleri de haksız yere öldürüyor olmaları idi. Bütün bunların sebebi ise, isyan etmek ve aşırı gitmekte oluşlarıydı.| **فَدَلَّ عَلَى أَنَّ قَتْلَهُمْ لَيْسَ مِنْ قَضَائِهِ لِإِخْبَارِهِ أَنَّهُ لَا يَقْضِي إِلَّا بِالْحَقِّ** ==Bu, peygamberlerin öldürülmesinin O’nun kazâsı (rızası/hükmü) olmadığını gösterir; çünkü O ancak hak ile kaza ettiğini haber vermiştir.== **وَإِنْ زَعَمُوا أَنَّ قَتْلَهُمْ مِنْ قَضَائِهِ لَزِمَهُمْ أَنْ يَقُولُوا إِنَّ قَتْلَهُمْ حَقٌّ؛ لِأَنَّ قَضَاءَهُ حَقٌّ**  ==Eğer onların öldürülmesinin O'nun kazâsı olduğunu iddia ederlerse, onların öldürülmesinin "hak" olduğunu söylemeleri gerekir; çünkü O'nun kazâsı haktır.== **وَقُرِئَ (يَقُصُّ الْحَقَّ)، وَيَقْضِي أَجْوَدُ هُنَا، لِقَوْلِنَا: (إِنِ الْحُكْمُ إِلَّا لِلَّهِ)** ==Ayet (Hakkı anlatır) şeklinde de okunmuştur; fakat  (Hükmeder) okunuşu, "Hüküm ancak Allah'ındır" ifadesi sebebiyle burada daha evladır.==